Home / Ekoloji / İzmir’de su krizi: İki baraj tamamen kurudu, Tahtalı %1 seviyesinde

İzmir’de su krizi: İki baraj tamamen kurudu, Tahtalı %1 seviyesinde

İzmir, yıllardır uyarıları yapılan kuraklığın en ağır yüzüyle şimdi karşı karşıya. Kentin en kritik su kaynağı olan Tahtalı Barajı, İZSU verilerine göre yüzde 1,1 doluluk seviyesine kadar gerileyerek tarihinin en düşük noktasına indi. Geçen yıl aynı dönemde bu oran yüzde 11,6‘ydı. Yani İzmir’in ana barajı, bir yıl içinde adeta buharlaştı.

Durum yalnızca Tahtalı ile sınırlı değil:

Gördes Barajı 9 Ağustos’ta, Balçova Barajı 22 Ekim’de tamamen kurudu. Yani İzmir’in iki önemli su kaynağında hiç su kalmadı.

Kentteki diğer barajların durumu da alarm veriyor:

  • Alaçatı Kutlu Aktaş: %0,05
  • Ürkmez: %3,33
  • Güzelhisar: %43,4

Bu tabloda İzmir’in su güvenliği ciddi bir risk altında.


Geceleri su kesintisi zorunluluk haline geldi

Azalan kaynaklar nedeniyle İzmir Büyükşehir Belediyesi, Ağustos ayından bu yana geniş bir bölgede 23.00–05.00 saatleri arasında planlı su kesintileri yapıyor. Kesinti kapsamı, Çiğli’den Bornova’ya, Karşıyaka’dan Konak ve Karabağlar’a kadar milyonlarca kişinin yaşadığı ilçeleri kapsıyor.

Kesintilerin giderek daha zorunlu hale gelmesinin arkasında yalnızca yağış azlığı değil, yıllardır süren plansızlık ve su yönetimidneki hatalar da bulunuyor. Tarım, sanayi ve nüfus artışı karşısında su altyapısı çok uzun süredir yenilenmiyor; kayıp-kaçak oranları hâlâ dünya ortalamasının çok üzerinde.


Uzman uyardı: “Bu yıl seller, önümüzdeki yıl yeniden kuraklık… Barajların dolması mucize olur”

TÜBA Çevre ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, kuraklığın kritik seviyesini doğrularken, yağış olsa bile barajların dolmasının mümkün olmadığına dikkat çekti:

“Cumartesi çok ciddi yağış bekleniyor ama barajları doldurmaz. Tahtalı yüzde 15–20 seviyesine çıkarsa ‘mucize’ olur.”

Yaşar, büyük tabloyu şu sözlerle özetledi:

“Türkiye’de su sorunu yok, su yönetimi sorunu var. Yeraltı sularına aşırı yüklenildi, tuzlu su çekilmeye başladı. Tarımda verim düşüyor.”

Uzman, su kesintilerinin devam etmesi gerektiğini savunurken, yanlış su yönetiminin tarımı ve içme suyu kaynaklarını beraberce tükettiğini vurguladı.


Tarım alarm veriyor: Verim kaybı büyüyor

Kuraklık yalnızca muslukları değil, gıda arzını da tehdit ediyor. Yeraltı suyu çekilmesi nedeniyle özellikle kıyı ovalarında tuzlanma başladı, bu da tarım üretimini ciddi biçimde düşürüyor. Toprak yapısının bozulmasıyla birlikte bazı bölgelerde uzun yıllar geri dönmeyecek bir kayıp riski oluşuyor.

Bu tabloya rağmen Türkiye’de su yönetimi hâlâ parçalı, denetimsiz ve plansız şekilde ilerliyor. Yaşar’ın sözleri durumu açıkça ortaya koyuyor:

“Tarım alanlarına ihtiyaç kadar su verilse, Türkiye’de yaklaşık yüzde 65 su tasarrufu sağlanır. Bunu yapmak zorundayız.”


Kent kritik eşikte: Su sadece kesilmekle değil, tükenmekle karşı karşıya

İzmir’deki barajların dibe vurması, sürekli ertelenen iklim politikalarının ve su yönetimindeki eksikliklerin artık saklanamayacak hale geldiğini gösteriyor. Sadece kentlerin içme suyu değil, tarım ve ekonomik üretim de ciddi risk altında.

Milyonların sorusu artık şu: İzmir’i önümüzdeki yıl hangi suyla döndüreceğiz?
Sorunun cevabı ise yağmurdan çok, Türkiye’nin suyu nasıl yöneteceğine bağlı.

Share this content:

Etiketlendi:

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir