Enerji yönetimi, elektrik faturalarına 2025’in son günlerinde sessiz sedasız yerleştirilen “son kaynak” düzenlemesini daha da sertleştirmeye hazırlanıyor. Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun (EPDK) 31 Ekim 2025 tarihli kararıyla mesken aboneleri için yıllık tüketim eşiği 5 bin kWh’ten 4 bin kWh’e düşürüldü ve bu sınırı aşan haneler 1 Ocak 2026 itibarıyla devlet sübvansiyonundan çıkarılarak daha pahalı “Son Kaynak Tedarik Tarifesi”ne (SKTT) geçirilecek.
İktidar bunu “yüksek tüketeni hedefleyen adil düzenleme” diye pazarlasa da tablonun gerçeği farklı: Türkiye’de ortalama bir hanenin yıllık elektrik tüketimi zaten 4 bin kWh bandını aşıyor. Yani “lüks tüketim” etiketiyle sunulan karar, fiilen orta gelirli ve kalabalık ailelerin faturasını kabartacak geniş bir zamma dönüşüyor. Düzenleme, ortak alan sayaçlarını da kapsadığı için apartman, site sakinleri de ekstra yükle karşılaşacak.
Bu hamlenin sonucunu muhalefet ve meslek örgütleri aylardır uyarıyordu: SKTT’ye geçen aboneler serbest piyasa fiyatlarına daha yakın, yani belirgin biçimde daha pahalı bir tarifeden elektrik alacak. İktidarın “sübvansiyon yükünü azaltma” hedefi ise, bütçe açığının bedelini halka ödetme politikasının yeni bir halkası gibi duruyor.
Bakan “bir kademe daha aşağı” diyerek yeni zamma kapı açtı
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 15. Türkiye Enerji Zirvesi’nde yaptığı açıklamalarla, elektrik tarafında geri adım değil, yeni bir daraltma planlandığını duyurdu. Bayraktar, SKTT eşiğinin daha da düşürülebileceğini açıkça söyledi:
“EPDK’nin aldığı karar 4 bin kilovatsaat. Bunu muhtemelen 2026’da bir kademe daha aşağı çekebiliriz”
Yani zaten 4 bin kWh ile geniş kitleleri etkileyen uygulamanın, gelecek yıl daha düşük bir sınıra çekilmesi masada. Bu da daha fazla hanenin sübvansiyondan çıkarılıp yüksek tarifeye itilmesi anlamına geliyor.
Doğalgazda da benzer “tüketim cezası” yolda
Bayraktar, elektrikten sonra doğalgaz faturalarında da aynı modelin geleceğini duyurarak yeni bir zam dalgasının işaretini verdi:
“Yüzde 18-20 civarında beklenen bir enflasyon var. Bizim fiyat ayarlamalarımız da bu minvalde olacak. Bunun dışında SKTT benzeri bir uygulamayı doğalgazda, tüketim esaslı olarak 2026’da düşünmeye devam ediyoruz”
Enflasyon beklentisini gerekçe gösteren bu yaklaşım, “ayar” adı altında otomatik zam politikasının sürdürüleceğini gösteriyor. Üstelik SKTT’nin doğalgaza taşınması, kış aylarında zaten zorlanan haneler için fatura şoklarını kalıcı hale getirebilir.
2,5 milyon hane etkilendi, sayı artacak
Mevcut sistemde sınırın 5 binden 4 bin kWh’e çekilmesiyle yaklaşık 2,5 milyon hanenin daha pahalı tarifeye geçtiği ya da geçeceği belirtiliyor. Dört kişilik bir ailede asgari tüketimin aylık 240 kWh olduğu, kalabalık ailelerde bunun çok üzerinde harcama çıktığı düşünüldüğünde “yüksek tüketim” söylemi inandırıcılığını yitiriyor. Bugün “tasarruf yaptırıyoruz” denilen düzenleme, yarın milyonlarca haneye yeni zam olarak geri dönüyor.
Özetle: İktidar, elektrik faturalarına gizli kademelerle zam yapıp bunu “adil tüketim” ambalajına sararken; şimdi hem elektrik eşiğini daha da aşağı çekmeye hem de aynı modeli doğalgaza taşımaya hazırlanıyor. Enerji fiyatlarını denetlemek yerine, piyasalaştırma ve sübvansiyon kesme yoluyla faturayı halka çıkaran bu çizgi, 2026’da daha sert bir tabloyu işaret ediyor.
Share this content:








