Kiev Belediye Başkanı Vitali Klitschko’nun 11 Ocak’ta yaptığı açıklamaya göre, Rusya’nın kritik altyapıya yönelik saldırılarının etkisiyle Kiev’deki enerji durumu zorlu olmaya devam ediyor ve önümüzdeki günlerde de bu durumun sürmesi bekleniyor.
Rusya’nın 9 Ocak gecesi Ukrayna’ya düzenlediği büyük saldırının ardından, başkentteki binden fazla bina hâlâ ısıtmasız durumda. Belediye Başkanına göre, saldırının hemen sonrasında, şehirdeki apartman dairelerinin yaklaşık yarısı olan 6.000’e yakın konutta ısıtma kesintisi yaşanmıştı.
Klitschko, bazı bölgelerde aksayan su tedarikinin o zamandan beri tüm sakinlere geri sağlandığını ancak, “Başkentteki enerji tedarik durumunun çok zor olmaya devam ettiğini. Elektriğin, hem ısıtma hem de su tedarik sistemlerinin çalışması için hayati öneme sahip olduğunu” sözlerine ekledi.
Bir gazeteci, Dinyeper Nehri’nin doğusundaki şehir bölgelerinde durumun zorlu olduğunu ve son 72 saatte elektriğin toplamda sadece yaklaşık 5 saat mevcut olduğunu bildirdi.
Konutlara elektrik sağlamaya yönelik çabalar sürerken, Klitschko, dondurucu sıcaklıkların önümüzdeki günlerde de devam etmesi beklendiği için durumun zorlu kalacağı uyarısında bulundu. Başbakan Yuliia Svyrydenko ise enerji tedarik durumunda önemli iyileşmelerin 15 Ocak’a kadar beklendiğini belirtti.
Topluluk ve Bölgelerin Geliştirilmesi Bakanı Oleksii Kuleba’nın 11 Ocak yerel saatle 14:12 itibarıyla verdiği bilgiye göre, Kiev’deki tüm kazan daireleri faaliyette ve etkilenen konut binalarının %85’ine ısıtma geri sağlandı.
9 Ocak gecesi düzenlenen büyük Rus füze ve drone saldırısı Kiev’de en az dört kişinin ölümüne ve 25 kişinin yaralanmasına neden olmuş, ayrıca başkentin kritik ısı üretimi ve tedarik tesislerine ciddi zarar vermişti.
2013 yılında başladığım gazetecilik yolculuğumda insan hakları, hayvan hakları ve doğa savunusunu mesleki duruşumun merkezine yerleştirdim. Spor, ekonomi, siyaset, iklim ve gündem alanlarında haberler hazırladım; web yayıncılığında ve radyoda 1000 saati aşkın canlı yayında moderatör ve programcı olarak görev aldım. İki yıl boyunca sabah haberlerinin yapımcılığını üstlenerek yayın süreçlerini yönettim.
Çevre ve Şehircilik, Kültür ve Turizm, Tarım ve Orman bakanlıklarının kamu yararını gözetmeyen projelerini araştırmacı gazetecilik yöntemiyle ortaya çıkardım; Türkiye’nin en ücra köylerinde saha çalışmaları yaptım. Bu haberler süresince zaman zaman tehdit edilsem de kamu yararından ödün vermedim.
2021’de Antalya’da yaşanan Cumhuriyet tarihinin en büyük orman yangınını günlerce sahadan takip ederek resmi kurumların ve sivil inisiyatiflerin mücadelesini belgeledim. Bu çalışmalarım nedeniyle Çağdaş Yaşam Derneği ve Türkiye Ormancılar Derneği tarafından “Doğa İnsan Ödülü” ile, yangını söndüren gönüllü ekipler tarafından ise teşekkür plaketiyle onurlandırıldım.
2022 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde milletvekili danışmanı olarak görev alarak bakanlıkların rant yasalarına karşı mücadele ettim; kanun teklifleri, soru önergeleri, basın açıklamaları ve grup politikalarının hazırlanmasında aktif rol oynadım. Ana muhalefet partisinin ekonomi masasında milletvekillerine danışmanlık desteği verdim.
Dezenformasyon yasasının yürürlüğe girmesiyle yasa kapsamında hakkında soruşturma açılan ilk gazeteci oldum, ancak bağımsız gazetecilikten vazgeçmedim. 2023 Kahramanmaraş depreminde arkadaşlarımla birlikte devlet kurumlarının ulaşamadığı ilk günlerde Hatay’a insani yardım ulaştırdım; sosyal medya üzerinden bölgeden haber akışı sağlayarak dayanışmanın örgütlenmesine katkı sundum.
Bugün bağımsız gazeteci olarak çalışmalarımı sürdürüyor; hem Türkiye gündemini takip ediyor hem de uluslararası kriz bölgelerine yönelik saha haberciliği yapıyorum. Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından, bölgedeki bilgi akışının zayıfladığı bir dönemde Ukrayna’ya giderek sahadan doğrulanmış haberler aktarmaya devam ediyorum.
Gazetecilik pratiğimi aktivizmle birleştiren bir anlayışla, kamu yararını temel alan haberciliği gücüm yettiğince sürdürmeye devam edeceğim.